Çatışma Evreleri
Çatışma Evreleri
Hendricks (1991)e göre çatışmalar üç evreden
oluşmaktadır. Birinci evrede; çatışma sıradan, olağan sorunlar olarak ele
alınır. Kimi zaman müdahale gereği bile duyulmaz. İkinci evrede; taraflar
arasındaki çatışma yoğunluk kazanmaya başlamıştır. Sorunu çözmek giderek
güçleştiğinden müdahaleyi gerektirir. Üçüncü evrede; taraflar artık kazanmayı
düşünmez hale gelip amaçtan sapmış durumdadırlar. Birbirlerine zarar vermeye
çalışırlar. Bu zarar fiziksel ya da psikolojik boyutta da olabilir (Karip;
2003: 11).
Yukarıda verilen evreler, etkileşim sürecinde ortaya
çıkan basit farklılıklardan başlayarak, anlaşmazlık, uzlaşmazlık, zıtlaşma,
zıtlaşma, yasal çekişme, şiddet ve kavgaya kadar uzanan bir süreci
yansıtmaktadır (Keitner, 1994; akt. Karip; 2003: 14). Basit farklılıklar,
sağlıklı iletişim ortamlarında bile ortaya çıkabilir. Taraflar, bu
farklılıkları karşılıklı anlayış ve işbirliği içinde ortak çözüme
ulaşabilirler. Bazen basit farklılıkların arka planında gizlenen daha ciddi
sorunlar olabilir. Böyle bir durum çatışmanın derinleşmesine neden
olabilecektir. Tarafların çıkarları ve gereksinimlerinin kutuplaşmaya
dönüşmesiyle anlaşmazlık aşamasına geçilir. Bu aşamada, tarafların uzlaşma
zorlaşır, ortak çözüm yolu bulmak için pazarlığa girişilir. İletişimde
suçlayıcı, tehdit edici bir dil kullanılmaya başlar. Taraflar sorunu çözmekte
zorlandıklarından dolayı üçüncü kişilerin arabuluculuğu ve uzlaştırıcılığına
gereksinim duyulur. Krizin aşılamaması durumunda uzlaşmazlık aşamasına geçilir.
Kutuplaşmanın netleştiği ve gerilimin yükseldiği aşamadır. Uzlaşmazlığın çözümü
için taraflar pazarlığı girişebilecekleri gibi, üçüncü kişilerin arabuluculuğu
ve gözlemciliği yararlı olabilir. Gerçekte ortak bir uzlaşma sağlanabilecek
olsa da, taraflar birinin kazanacağı ve diğerinin kaybedeceği algısına
sahiptir. Pazarlıkta kazan kaybet tutumunun egemen olması nedeniyle, uzlaşma
sağlansa bile, ilerleyen zamanlarda, çatışma daha da büyüyerek ortaya
çıkabilir. Zıtlaşma aşamasında, taraflar biri birlerinin hata ve kusurlarını
bulma gayreti içindedirler. Çatışmanın çözümü oylama, seçim ya da yansız bir
üçüncü tarafın kararı ile sağlanabilir. Her iki taraf için de kazanmak veya
kaybetmek olduğundan, taraflardan biri ya da her ikisi de varılan çözümü kabul
etmeyebilir. Tarafların kontrolden çıkma olasılığı yüksektir. Böyle bir
durumda, çatışma durumunun çözüme kavuşturulması için yasal çekişmeye geçilir.
Çatışma konusunun yargıç ya da jüri önüne getirildiği yasal çekişme
aşamasında, bir taraf kazanırken diğer taraf kaybeder. Kaybeden taraf kızgınlık
duyar ve çaresizlik içine düşer. Çatışmanın son aşaması olan şiddet ve kavga
aşamasında, fiziksel ve psikolojik şiddet kullanılır. Düşmanlık ve husumetin
yoğun olarak ortaya çıkması söz konusudur. Korkunun egemen olduğu bu aşamada,
iki taraf da zarar görebilir.

Comments
Post a Comment