Arabuluculuk Yaklaşımı
Arabuluculuk Yaklaşımı
Çatışmalarda taraflar, çatışmayı çözmede; tek taraflı
çözüm, ortaklaşa çözüm ve üçüncü tarafın kararı ile çözüm gibi farklı yollara
başvururlar. Tek taraflı çözüm; empoze etme, saldırı, uymama, bağımsız eylem,
kaçınma ve çekilme gibi sonuçları bakımından yapıcı bir durumu yansıtmayan
eylemler biçiminde ortaya çıkar. Taraflar, karşılıklı olarak tartışma,
müzakere, uzlaşma problemi ortaklaşa çözme ve birleştirme eylemlerini
sergileyerek daha sağlıklı ve yararlı çatışma çözümlerine ulaşabilirler. Ancak
bazen çatışmaya konu olan sorun, tarafların karşılıklı çözüm arayışlarıyla
çözülemez. Böyle bir durumda, üçüncü kişilerin müdahalesine gereksinim
duyulur. Bu müdahaleler; yönetsel kararlar, yargı kararları, uzlaştırma, yansız
ya da partizan bir üçüncü tarafın müdahale veya arabuluculuk şeklinde görülür
(Karip, 2003: 134-135).
Arabuluculuk
Bir pazarlık ya da çatışma sürecinde tarafların ortak
ve kabul edilebilir bir çözüme ulaşmalarına yardımcı olmak amacıyla, karar
yetkisi olmayan ya da çok sınırlı olan ve tarafların görüş birliği ile
belirlenen üçüncü bir tarafın müdahalesi
olarak tanımlanabilir (Moore, 1996, akt. Karip, 2003). Arabuluculuk, geleneksel
çatışma çözme yönteminin yerine konulan bir yaklaşım olarak değil, ona yeni
bakış açıları sağlayacak bir yaklaşım olarak görülmelidir (Koruklu, 1998, 22,
akt., Türnüklü, 2002: 2006).
Arabuluculuk, özellikle çatışmanın anlaşmazlık,
uyuşmazlık ve kampanya evrelerinde kullanılabilecek bir yaklaşımdır.
Arabulucunun müdahale edebilmesi için taraflar arasında devam eden bir
ilişkiler sisteminin var olması gerekir. Bunun yanında, arabuluculuk görevini
yürütecek kişilerin, bireyler arası diyalogu geliştirebilme ve taraflara
duygusal destek sağlayabilecek mesleki ve bireysel yeterliklere sahip olmaları
gerekir (Karip, 2003: 144). Arabuluculuk becerileri yaşanan çatışmaların
şiddetini azaltır, çözüme ulaşma olasılığını arttırır ve anlaşmanın niteliğini
geliştirir. Bu beceriler sadece arabuluculuktaki anlaşmazlıklarda değil kişiler
arası ilişkilerde, ailede, işte ve toplumda da uygulanabilir.
Arabuluculuk Becerileri
1. Pazarlık ortamının sağlanması ile yapıcı,
kazan-kazan yaklaşımının sağlanması: Çatışan taraflar her zaman birbirlerini
problem olarak görmektedirler. Arabulucunun en önemli görevi, çatışan
tarafların birbirlerini düşman olarak değil, problemi çözecekleri, işbirliği
ile çalışacakları bireyler olarak görmelerini sağlamaktır.
2. Etkin dinleme etkin dinleme arabulucunun tarafları
anlaşmaya ulaştırmak için kullandığı en önemli becerilerden biridir. Dinleme,
problem çözme ve öğüt vermeden farklıdır. Dinlemek bir süre problemi yaşamayı
ve anlamayı içerir.
3. Yeniden yapılandırma: durumlarda konuşmacının
söylediklerini aynen tekrar edemez, çünkü konuşmacının söyledikleri çatışmayı
arttırıcı nitelikte olabilir. Bu durumda arabulucu bir yeni beceri kullanmak
zorundadır ve bu da "reframing", yani karşı tarafın söylediklerini
yapıcı bir dille ifade etmektir.
Arabuluculuk sürecinde arabulucu sistematik olarak
taraflara yardımcı olmaya ve taraflar arasında yapıcı ortak bir çözümün
geliştirilmesine çalışır. Arabuluculuk, tartışan iki tarafın bir uzlaşmaya
kolaylıkla varabilmelerinde yardımcı olmak amacıyla tarafsız bir şekilde ortaya
konulan bir süreçtir. Bu süreçte arabulucu, problemin karşılıklı bir şekilde
çözümünü sağlayacak bir ortam hazırlar ve bu ortamın korunmasına yardımcı olur.
Arabuluculuk Süreci
1. Problemin çözümü için uygun kuralların belirlenmesi
ve işbirliği için bir çerçeve oluşturulması,
2. Arabuluculuğa başlamadan önce tarafların
çatışmayı çözmeye istekli olduklarından emin olunması,
3. Problemin, ya kazanılacak ya da kaybedilecek bir
çekişme olarak değil, çözümlenmesi gereken ortak bir problem olarak
tanımlanması,
4. Tartışanların her birinin düşünce ve duygularının,
görüşlerinin dinlenmesi
5. Arabulucunun, tarafların ifadelerinin altında yatan
anlam ve imalara açıklık getirmesi,
6. Karşı tarafın yaklaşımının anlaşılmasının
sağlanması,
7. Arabulucunun tarafları aktif olarak dinlemesi
8. Her iki tarafın da ilgilerine yanıt verecek ve
yararına olacak seçeneklerin oluşturulması
9. Bu seçeneklerin nesnel ölçütlere göre
değerlendirilmesi
10. Bir uzlaşma ve anlaşmaya, fikir birliğine
varılmasının sağlanması.
Arabuluculuk, birçok iletişim ortamında çatışmaların
çözülmesi amacıyla kullanılabilecek bir yaklaşımdır. Toplumsal yaşama
bakıldığında çatışma ve şiddeti medyada, sokakta, ailede, okulda,
işyerlerinde, kısacası yaşamın her yerinde görülmektedir. Özellikle,
öğrencilere istendik davranış kazandırma yeri olan okullarda kişiler arası
çatışma ve şiddetle başa çıkmak için uygulanan, eylem planları da yeterince
etkili uygulanamamaktadır. Dolayısıyla kişiler arası çatışma ve şiddet her
yerde olduğu gibi, okul ortamında da sıkça karşılaşılan bir olgu olarak karşımıza
çıkmaktadır (Hart& Gunty, 1997, akt, Türnüklü ve Kaçmaz, 2006).
Okullarda her gün karşılaşılan çatışma türlerine
ilişkin bir çalışma da Türnüklü ve Şahin (2002) tarafından yapılan çalışmada,
okullarda öğrenciler arası çatışmalarda; birbirlerine hakaret etme, küfür etme,
öğrencilerin birbirleriyle kavga etmeleri, öğrencilerin birbirlerine lakap
takmaları, birbirini çekememezlik ve kıskançlık, öğrencilerin birbirlerini
şikayet etme, birbirlerine el şakaları yapma, arkadaşlarının eşyalarını izinsiz
kullanma, arkadaşlarıyla alay etme, kız ve erkek öğrenciler arasında çıkan
çatışmalar, derslerde ilgiyi dağıtma çalışmaları ve yer paylaşımı davranışları
ön plana çıkmıştır.
Okullarda çatışmanın yönetiminde birçok yaklaşım ya da
yöntemden yararlanılabilir. Öğrenciler arasında yaşanacak çatışmaların
yönetiminde "akran arabuluculuğu" ve "barışçıl sınıflar"
yaklaşımları etkili olabilecektir (Türnüklü ve Şahin, 2006).
Akran Arabuluculuğu
Okul çağında düzenlenen akran
arabuluculuğu eğitim programlarında, çatışmaların çözümü için gerekli süreç ve
beceriler konusunda yoğun bir eğitim verilmek üzere farklı özelliklere sahip
öğrenciler seçilir. Bu program, okulun kaynakları ve olanaklarına uygun olduğu
kadar öğrencilerin de düzeyine uygun olacak bir şekilde esnek hazırlanmalıdır.
Programda farklılık, kültürler, sosyal adalet ile ilgili önyargıların
azaltılması için öz değerlendirme, gruplar arası tartışmalar düzenlenir.
Böylece bu programda yetiştirilen arabulucuların, kültürel farklılıklardan
kaynaklanan çatışmaları da etkili bir şekilde çözmeleri sağlanır. Bu programda
yetiştirilen arabulucular kadar okulun diğer üyelerine de çatışma çözümü
becerilerini kazanma ve geliştirme fırsatı sunulur.
Barışçıl sınıflar yaklaşımı, öğrenme ve akademik
çelişki tekniklerinin kullanıldığı bu yaklaşımda, çatışmalar bir program
doğrultusunda çözümlenir. Barışçıl sınıf yaklaşımı öğretmenle başlar ve zamanla
tüm okula yayılıp barışçıl okulları oluşturur. Barışçıl sınıf yaklaşımında
başarılı olabilmek için öncelikle programla bütünleşmek gerekmektedir. Programı
benimseyen öğretmenler, toplum yararına davranışları ve çatışma çözümü
becerilerini destekleyen barışçıl sınıf ortamını yaratırlar. Öğretmenler
çoğunlukla istenmeyen davranışların üstesinden gelmek, öğretim yöntemlerini
zenginleştirmek için bu yaklaşımı benimsemektedirler.

Comments
Post a Comment